Ünlü Türk Şiir Ve Hikayeleri

Ünlü Türk Şiir Ve Hikayeleri

Şiir ruhumuzu besleyen bazen bizi duygulandıran, duygu ve düşünceleri edebi bir ahenk içerisinde aktaran eserdir. Türk edebiyatında şiirler geniş bir alan kaplamaktadır. Bu yazımızda Türk edebiyatının ünlü iki şiirinden ve bunların hikayelerinden bahsedeceğiz.

Şiir 1: Sessiz Gemi

İlk şiir Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sessiz Gemi” adlı eseri. Bu eser en ünlü şiirlerimizden biri fakat bunu çoğu kişi Patricia Carli ve Frank Gérald’ın bestelediği, Müslüm Gürses ve Sertab Erener gibi ünlü şarkıcıların seslendirdiği aynı isimli şarkı sayesinde bilmektedir. Bu eserin hikayesi ise şu şekildedir; 

Yahya Kemal o zamanlar öğrencilere şiir dersleri vermektedir. Ancak ders verdiği öğrencilerinden biri Türk edebiyatının ünlü şairlerinden olan Nazım Hikmet’tir. Şair bu derslerin Celile hanım ile tanışmasıyla sonuçlanacağını bilmemektedir.

Celile Hanım Nazım Hikmet’in annesidir. Celile Hanım’ın evlilik hayatı iyi bir durumda değildir. Yahya Kemal ile olan sohbetleri birbirlerine karşı bir şeyler hissetmeye başlamalarıyla sonuçlanır. Bununla birlikte Celile Hanım kötü giden evliliğini Yahya Kemal için sonlandırma kararı alır. Bunun sonucunda zaman ilerledikçe dedikodular yayılmaya başlamıştır. Bu durum Nazım Hikmet’in annesi ve öğretmeni arasındaki ilişkiyi öğrenmesiyle sonuçlanır. Ancak bu ilişkiyi onaylamayan Nazım öğretmeninin paltosunun cebine “öğretmenim olarak girdiğin bu eve babam olarak giremezsin” yazılı notu bırakır. Zaten evlilik düşüncesinden korkan Yahya Kemal bu notu okuyunca Celile Hanım’la evlenmekten vazgeçer. Ardından, zamanla bu büyük aşk biter ve aradan yıllar geçer.

Yahya Kemal’in vefatından sonra eski notlarına bakıldığında notlara ek olarak Celile hanıma yazdığı “Sessiz Gemi” şiirinin de notlar arasında olduğu görülmektedir. Sonuç olarak bu hikayeyle edebiyatımıza yeni bir eser eklenmiştir.

Yahya Kemal ve Celile Hanım'ın fotoğrafı

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden

Şiir 2: Haydi Abbas

İkinci eserimiz olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Haydi Abbas” şiiri. Hikayesi ise ilk olarak Cahit Sıtkı’nın çocukluk zamanlarında dinlediği bir masalda bulunan ve dilekleri yerine getiren “Abbas” isimli masal karakterinden etkilenmesi sonucuyla başlıyor. Buna ek olarak, masalın “Bana sevdiğimi getirebilir misin?” kısmı Cahit Sıtkı’nın ilgisini fazlaca çekmektedir.

Cahit askerlik zamanlarında kendisine bir yardımcı seçmek için baktığı askerlerin listesinde “Abbas oğlu Abbas” ismini görünce çocukluğunda dinlediği masalı hatırlar ve bu durum Abbas’ı yardımcısı yapması ile sonuçlanır. Fakat Abbas Türkçeyi tam olarak bilmeyen farklı bir etnik kökene sahip bir askerdir. Saf  ve temiz bir kişiliğe sahip olması sonucunda Sıtkı ile iyi anlaşır ve aralarında bir dostluk başlar. Bir gece Cahit Sıtkı çocukluğunda dinlediği masalı hatırlar ardından Abbas’a “Bana sevdiğimi getirebilir misin?” demiştir. Fakat bunun Abbas’ın harekete geçmesine sebep olacağını bilmemektedir. Sabah uyandığında bu saf askerin yeni kıyafetlerini giyip tıraş olduğunu görür ve nereye gittiğini sorar. Abbas İstanbul’a gidip sevgilisini ona getireceğini söyler. Bunu duymak Cahit Sıtkı’nın çok duygulanması ve “Haydi Abbas Vakit Tamam” şiirini yazması ile sonuçlanır.

Cahit Sıtkı Tarancı fotoğrafı

Haydi Abbas

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana.

Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan…

Okumaya devam etmek için tıklayın: “Türk Aşk Hikayesi: Leyla ile Mecnun

Yahya Bekir Sulak