Proder Etkinliği: Geleneksel Türk Okçuluğu

Proder Etkinliği: Geleneksel Türk Okçuluğu

Mülteci Gençlerin Sosyal Hayata Katılımı ve Entegrasyonu projesi kapsamında ikinci faaliyetimiz spor ve Türk geleneğinin birleşimi olan Türk Okçuluğu üzerine yoğunlaştı.

Türk okçuluğu, Osmanlı İmparatorluğu’nda oldukça gelişmiş bir okçuluk geleneğidir, ancak kökenleri MÖ 2. bin yıldaki Avrasya Bozkırlarına kadar uzanmaktadır.

Geleneksel okçuluk bir savaş sanatı olarak gelişti, ancak ilk zamanlarından beri ahlaki ilkelere ve eğitime dayalı bir spor dalı haline geldi. Günümüzde 15. yüzyıla kadar uzanan okçuluk alanları ve okçu locaları içeren özel çalışma alanlarına sahip düzenli bir spor aktivitesidir.

Geleneksel okçulukta kullanılan ekipman, gerekli malzeme ve beceri bilgisine sahip zanaatkarlar tarafından yapılır. İlgili malzemeler hat, süsleme ve kakmacılık gibi geleneksel Türk süsleme sanatları kullanılarak dekore edilmiştir.

Ekipman yapımı, yüksek irtifalarda belirli iklim koşullarında yetişen ağaçlar, organik yapıştırıcılar, hayvan boynuzu, tendonlar, ipek, deri, kamış ve tüyler gibi hammaddeler gerektirir.

Geleneksel Türk okçuları “Okçu” (okçular), “Kemankeş“, “Tîrendaz” veya “Kavsi” olarak bilinir. Okçuluk öğretenlere “usta”, okçuluk öğrencilerine ise “Tâlip” veya “Kepazakeş” denir. Türk Kompozit Yay yapan zanaatkârlara “Kemanger”, standart ok yapanlara ise “Tîrger” denir.

Geleneksel Türk okçuluğu, 2019 yılında UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirasının Korunması Hükümetlerarası Komite tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilcisi listesine kaydedildi.

Bugün, bu geleneği korumaya çalışan birçok STK ve topluluk var. Bunlardan biri, geleneksel Türk okçuluğu kurslarını ücretsiz sunan ve bu etkinliğin yapıldığı Eskişehir Yunus Emre Gençlik Merkezleri.

Yunus Emre, Eskişehir doğumlu ünlü Türk şairidir. Efsane, 3000 şiir yazdığını, 1000 şiirini yanıp küllere dönüştüğünü bunları Meleklerin okuduğu, 1000’inin suya atıldığını ve balıkların okuduğunu, ve 1000’inin bugün halk için kaldığını söylüyor.

Eskişehir Yunus Emre Gençlik Merkezleri geleneksel kültürel miras hakkında sahip oldukları bilgileri korumaya ve paylaşmaya çalışıyor, aynı zamanda 14-29 yaş arası gençlere yönelik kurslar düzenliyor (fotoğraf, robotik, tiyatro, gitar dersleri, satranç, dil dersleri-Rusça, İngilizce) , Arapça, Yabancılar İçin Türkçe…)

Proder onların yardımıyla bugün daha az bilinen Türkiye’nin tarihi ve kültürel değerlerini özellikle gençler arasında paylaşmak için bu etkinliği hayata geçirdi.

İlk etkinliğinizdeki gibi aynı katılımcılarla Gençlik Merkezinde hoş karşılandık. Ev sahibi bize kurumları ve hedefleri ile ilgili hikayeleri anlattıktan sonra tarihe dönüş başladı.

Her katılımcıya ekipmanı nasıl kullanacaklarını ayrı ayrı gösteren usta ile tüm katılımcılara Okçuluk sanatını deneme şansı verildi. Bunların hepsi Odunpazarı Mahallesi’nin tarihi atmosferinde.

Talimatlardan sonra turnuva düzenlendi, ancak gönüllülük esasına dayalıydı. Her yarışmacı üç kez şut atma şansı buldu, parkur dışında en yüksek puanı alan kazandı. Oyunun amacı, tahtadaki belirli alanlara, en yüksek seviyeye sahip olan 12 puana, tahtadaki dairelere (6 puan) ve tahtanın geri kalanına (3 puan) vurmaktı.

Sonunda her yarışmacıya Yunus Emre Gençlik Merkezi tişörtü verildi.

Sevde K.
Sevde K.