COVID-19’un depresyon artışı üzerindeki etkisi

COVID-19’un depresyon artışı üzerindeki etkisi

Salgın ve Covid-19’un etkisinden bahsederken, çoğunlukla yaşlılara ve onları korumak için gerekli tüm önlemleri neden koyduğumuza odaklanıyoruz. Ancak çocuklar, gençler ve genç yetişkinler üzerindeki etkiyi ihmal ediyoruz. Alınan tüm tedbirler insanların geleceği üzerine doğrudan etki etti. Ancak karşılaştıkları fiziksel sonuçlardan değil, zihinsel sonuçlardan söz ediyoruz. Akıl sağlığı toplumumuzda her zaman bir tür tabu olmuştur, insanlar ruhsal sorunları olduğunda bundan utanır ve tedavi aramak istemezler.

Mesele şu ki, pek çok insan böyle hissediyor. Yardım etmek ve iletişim kurmak için onlara ulaştığımızda, aslında dışarıda bir çok insanın aynı durumda olduğunu fark ederiz.

Bir süredir, sosyal medya, gerçekçi olmayan görünüm standartları, yaşam tarzı vb. paylaşımlar insanların ruh sağlığı üzerinde büyük bir etkiye sahipti. Ama şimdi pandemi bunda başı çekiyor. Eğitim enstitülerinin, iş yerlerinin ve eğlence mekanlarının kısıtlanması, sosyallikten uzaklaştırılması ve ya kapatılması, bulaşma zincirini kırmaya yardımcı olmak için insanları evlerinde kalmaya sevk etti. İnsanlar sosyal varlıklardır ve toplumun bir parçası olmak temel ihtiyaçlarından biridir. Kendilerini yaratma ve bulma çağında bu kadar önemli olan şeyleri sosyal hayattan dışlayarak ellerinden alırsak, toplumun bir parçası olmayı öğrendiklerinde kendilerini önemsiz hissederler.

Sorumluluklarla fiziksel teması kaybettiğimiz için hissedilen amaç kaybı ortadan kalkar. Dünya artık çevrimiçi oldu, sanal gerçeklik dünyayı ele geçirdi. Ülkelerin çoğunda okullar ve fakülteler uzaktan eğitime geçti, gençler yaşıtları, öğretmenleri ve ya profesörleri ile fiziksel temaslarını kaybetti. Bu durum, bir boşluk hissine, amaçsızlığa yol açar ve bu durumda bir şeyleri anlamlandırmaya çalışıyoruz ama geleceği net göremiyoruz, çünkü şu an tahmin edilemez ve belirsiz. Diplomayı aldıktan sonrası için dışarıda iş var mı, çalışabileceğim imkanlar var mı, belli bölümler yok olacak mı … Bunlar, insanların karşı karşıya kaldığı ve ardından herhangi bir sosyal aktiviteye, toplanmaya, spor aktivitesine katılamadığı için can sıkıntısından daha fazla akla gelen düşüncelerdir. Sosyalleşme ve eğlence aracı olarak sadece İnternet ve Sosyal medya ile evlerimizde kaldık. Aynı zamanda can sıkıntısı, daha yüksek opiat (vücutta morfin etkisi gösteren kimyasal maddeler) tüketimine yol açar ve bu da ters etkiye sahiptir, çünkü etki bittikten sonra kendimizi kötü hissederiz ve sonra opiat tüketimiyle o kötü histen tekrar kaçmaya çalışırız. Kaçması zor, büyülü bir çember, çünkü yapacak başka bir şey yok, dünya zaten parçalanıyor.

İnsan zihninin daha duyarlı ve zihinsel bozukluklara yatkın olduğu belli bir yıl vardır ve bundan bir çıkış yolu bulmak için okula, fakülteye, işe, sosyalleşmeye, fiziksel aktiviteye kendini vermek; para kazanmak ve kendine düzenli bir hayat kurmak gibi normal bir yaşam tarzı gereklidir. Şimdi bunların çoğu elimizden alındı; iş bulma şansı düşük, insanlar kovuluyor ve evde sıkışıp kalıyor. Parasızlık ve gelir eksikliği de insan zihnini etkileyen bileşenlerden bazılarıdır.

Orijinal Kaynak : https://www.kff.org/coronavirus-covid-19/issue-brief/the-implications-of-covid-19-for-mental-health-and-substance-use/

Pek çok genç, parasızlık veya tesislerin kapalı olması nedeniyle eve dönmek zorunda kalıyor. Bu şekilde, büyüme özgürlüğü ve şansı durdurulur, kendi başımıza nasıl yaşayacağımızı öğrenmeli ve kendi yaşam tarzımızı yaratmalıyız. Fakat bunu evde ve bize dayatılan belirli yaşam tarzı nedeniyle çoğumuz başaramayız.

İnsanlar özgür olmalı, bir kafeste yaşamamalı ve hayatlarının en güzel yıllarının geçişini izlememelidir. Teknoloji ve İnternet asla gerçek bir deneyimin yerini alamaz ve bizi her zaman başkalarıyla bağlantılı tutsa da gerçek dünyadan koparır.

Şu an dünyadaki durum böyle, değiştiremeyiz ama kendimize odaklanıp en iyi şekilde yararlanmaya çalışabiliriz. Okumak, çalışmak, keşfetmek, yeni hobiler bulmak veya sadece birileriyle konuşmak şeklinde kendinizi motive etmek… Her tünelin sonunda bir ışık var ve maalesef bu tünel biraz uzun ama sonunda güneş görünecek. Unutma, asla yalnız değilsin, nasıl hissettiğin önemli değil, başkaları da muhtemelen aynı şekilde hissediyor.

Sevde K.
Sevde K.